Tarih: 19-09-14  Time: 18:47 ÖS

Gönderen Konu: İlişkili Taraf Açıklamaları (TMS 24) (Vergi Uygulaması-Muhasebe Standardı Karşıl  (Okunma sayısı 1258 defa)

Çevrimdışı aliisik

  • Forum Admin
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 221
  • Karma: +0/-0
  • www.aliisik.com
İlişkili Taraf Açıklamaları (TMS 24) (Vergi Uygulaması-Muhasebe Standardı Karşılaştırması)


I- YİRMİDÖRT NUMARALI TMS(1) İLE YAPILAN DÜZENLEME

Standart düzenlemeleriyle, işletmenin finansal durumu ve kâr veya zararına etki eden ilişkili taraf işlemleriyle ilgili olarak yeterli ayrıntıda bilginin işletmenin finansal tablolarında yer almasının sağlanması amaçlanmıştır. İlişkili taraflarla gerçekleştirilen işlemlere taahhütler ve mevcut bakiyeler dahildir. Standart ayrı ve konsolide finansal tablolara uygulanır.

A- İLİŞKİLİ TARAF

İlişkili taraf, finansal tablo hazırlayan (raporlayan) işletmeyle ilişkili olan kişi veya işletmelerdir. İlişkili olma konusundaki ölçütler Standardın 9. paragrafında belirtilmiştir. İlişkili tarafla yapılan işlem, raporlayan işletme ile ilişkili bir taraf arasında kaynakların, hizmetlerin ya da yükümlülüklerin, bir bedel karşılığı olarak ya da olmaksızın transferidir. Değerlendirme yapılırken ilişkinin özü dikkate alınır, sadece yasal şekle bakılmakla yetinilmez. İlişkili taraf olarak değerlendirilmeyecek durumlar Standardın 11. paragrafında belirtilmiştir.

İlişkili tarafla ticari işlem yapılması ticari hayatın normal bir gereği olmakla beraber, ilişkili tarafla işlem bazen diğer işlemlerle içi içe geçer. İşletmenin kâr veya zararı ile finansal durumu, ilişkili taraf işlemleri gerçekleşmemiş olsa bile ilişkili taraflarla olan ilişkilerden etkilenebilir. Yalnızca ilişkinin var olması bile bir işletmenin diğer taraflarla olan işlemlerini etkilemeye yeterli olabilir. İlişkili taraflarla olan ilişkilerin, işlemlerin ve taahhütler dahil olmak üzere mevcut bakiyelerin bilinmesi, finansal tablo kullanıcılarının işletmenin karşılaştığı riskler ve fırsatlar ile işletmenin faaliyetleri hakkında yapacakları değerlendirmeleri etkileyeceğinden Standart bunun açıklanmasını sağlamak istemiştir.

İlişkili taraf belirlemesinde işletmenin kontrol edilmesi, kilit yönetici personel ve önemli etki kavramları ön plana çıkar. Kontrol; bir işletmenin faaliyetlerinden fayda sağlamak amacıyla, söz konusu işletmenin finansal ve faaliyet politikalarını yönetme gücüne denir. Bir ekonomik faaliyet üzerindeki yönetme gücünün bir sözleşmeyle paylaşılması halinde müşterek kontrolden söz edilir. İşletmenin (idari ya da diğer), herhangi bir yöneticisi de dahil olmak üzere, faaliyetlerini plânlama, yönetme ve kontrol etme yetki ve sorumluluğuna doğrudan veya dolaylı olarak sahip olan kişilere kilit yönetici personel denir. Önemli etki ise yatırım yapılan işletmenin finansal ve faaliyet politikalarının belirlenmesi kararlarına katılma gücüdür. Bu işletme politikalarını kontrol etme gücünü ifade eder.

B- AÇIKLAMALAR

Ana ortaklık ile bağlı ortaklıkları arasındaki ilişkiler, aralarında işlem olup olmadığına bakılmaksızın açıklanır. İşletme, ana ortaklığının ve eğer farklıysa nihai kontrol gücüne sahip tarafın adını açıklamalıdır. Ana ortaklık veya kontrol gücüne haiz işletmenin kamuya açıklanmak üzere konsolide finansal tablo hazırlamaması durumunda, kamuya açıklanmak üzere konsolide finansal tablo hazırlayan en yakın ikincil ana ortaklığın adı açıklanır. En yakın ikincil ana ortaklık, gruptaki birincil ana ortaklığın üzerinde olan ve kamuya açıklanmak üzere konsolide finansal tablo hazırlayan ilk ana ortaklıktır.

Açıklamalar 19. paragrafta belirtilen kategoriler(2) dikkate alınarak yapılmalıdır. Kategoriler, ilişkili taraf bakiyeleri ile ilgili daha kapsamlı analiz yapılmasını sağlamak üzere genişletilir ve ilişkili taraflarla olan işlemlere uygulanır. Bu şekildeki sunum TMS 1’e ilişkin açıklamaların bir uzantısı niteliğinde olacaktır. Açıklanması gereken işlemlere; mal veya maddi duran varlık alım veya satımı, kiralamalar, hizmet alım veya sunumu, araştırma ve geliştirme transferleri, finansman işlemlerine ilişkin transferler örnek verilebilir. Benzer nitelikli kalemler, ayrı açıklanmalarının gerektiği durumlar hariç toplu olarak açıklanabilir.

İlişkili kişinin işletme üzerinde kontrol gücü bulunuyorsa, açıklama yapılması için işlem yapılması şartı aranmaz. İlişkili taraf ilişkisinin finansal tablolar üzerindeki potansiyel etkisinin, finansal tablo kullanıcıları tarafından anlaşılması için ilişkinin niteliğinin de açıklanması gerekir.

İlişkili taraf işlemlerinin, piyasa şartlarında muvazaasız işlemler için geçerli olan koşullara denk koşullar altında gerçekleştirildiğinin açıklanabilmesi, söz konusu koşulların doğrulanabilir olmasına bağlıdır.

Benzer nitelikli kalemler, ilişkili taraf işlemlerinin işletmenin finansal tabloları üzerindeki etkisinin anlaşılması için ayrı açıklanmasının gerektiği durumlar hariç olmak üzere, toplu olarak açıklanabilir. Raporlayan işletme, açıklanacak bilgi detaylarının düzeyine karar vermede, ilişkinin yakınlığını ve söz konusu işlemin önem derecesini belirlemede kullanılabilecek diğer faktörleri dikkate almalıdır.

II- VERGİ MEVZUATINDA YER ALAN DÜZENLEMELER

İlişkili tarafa ilişkin işletme mali tablolarında açıklama yapılmasına ilişkin olarak vergi mevzuatında herhangi bir düzenleme yer almamaktadır. Esasında mali tablolara ve mali tablolarda yapılması gereken açıklamalara ilişkin olarak MSUGT’leri  ve VUK’un 188, 189, 192 ve 196. maddeleri dışında bir düzenleme yer almamaktadır. VUK’un anılan maddeleri envanter, bilanço ve işletme hesabı hülasasına ilişkindir.

İlişkili kişi tabiri vergi mevzuatında birkaç yerde geçmektedir. Bunlardan biri ticari kazancın tespitinde indirilemeyecek giderlere ilişkin GVK’nın 41. maddesidir. Bu madde uyarınca teşebbüs sahibinin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına işletmeden ödenen ücret ve benzerleri ile bu kişilerin işletmeden alacakları üzerinden yürütülen faizler, ayrıca  teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri para ve kıymetler ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınmayacaktır.

Diğer taraftan KVK’nın örtülü sermayeye ilişkin 12. maddesinde “Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.

Yukarıda belirtilen karşılaştırma sırasında, sadece ilişkili şirketlere finansman temin eden kredi şirketlerinden yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan borçlanmalar % 50 oranında dikkate alınır.

Bu maddenin uygulanmasında;

Ortakla ilişkili kişi, ortağın doğrudan veya dolaylı olarak en az % 10 oranında ortağı olduğu veya en az bu oranda oy veya kâr payı hakkına sahip olduğu bir kurumu ya da doğrudan veya dolaylı olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya kâr payı hakkına sahip hisselerinin en az % 10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya kurumu… ifade eder…”

Örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faizler ile kurumların aşağıda belirtilen düzenleme uyarınca örtülü olarak dağıtılan kazançları, KVK’nın 11. maddesi uyarınca kurum kazancının tespitinde indirilemeyecektir.

İlişkili kişi (taraf) tabiri, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı müessesesinde de kullanılmıştır. Konuya ilişkin olarak KVK’nın 13. maddesinde “Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.

İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili kişilerle yapılmış sayılır…”

KVK’nın 13. maddesi benzeri bir düzenleme GVK’nın 41/5. maddesinde de yer almaktadır.

III- VERGİ MEVZUATI İLE UYUMLULUK

Bu Standart düzenlemeleri, raporlayan işletmenin yayımlayacağı finansal tablolarının içerik veya ekinde yer alacak bilgilere ilişkin olması ve bu bilgilerin ilgili finansal tabloların daha açık ve anlaşılabilir hale gelmesini sağlaması nedeniyle mali mevzuat uygulamalarına aykırılık teşkil edemez. Bu uygulamalar mali mevzuat uygulamalarını açıklayıcı niteliktedir.

Burada şu tespiti de yapmak gerekir ki, Standartta geçen ilişkili taraf kavramı ile vergi mevzuatında geçen ilişkili kişi kavramları birbiri ile tam örtüşmemektedir. Vergi mevzuatındaki ilişkili kişi kavramı daha çok kazancın örtülü olarak dağıtılabileceği kişilerle sınırlı tutulmuş amaçsal bir tanımlama içerir. Buna karşılık muhasebe standardındaki ilişkili taraf tabiri daha kapsamlı ve genel bir tanımlama içerir. Standartta yapılan düzenleme, işletme bilançosunun kullanıcılar için gerekli ayrıntıda ve anlamlı bilginin üretilmesi amacına hizmet eder. Vergi mevzuatındaki gibi spesifik bir amaca hizmet etmez.

Bu ve benzeri Standartlarda yapılan düzenleme vergi mevzuatı uygulamasıyla çelişmeyeceği gibi onu destekler nitelikte sonuçlar üretir. Bu tür düzenlemeler, muhasebe standartlarının vergileme sistemine katkı sağlayan yönleridir. Örneğin Standart uyarınca yapılan belirlemeler transfer fiyatlandırmasına yönelik bilgiler üretilmesine katkı sağlar.
Yazar: Muzaffer KÜÇÜK
Yaklaşım
--

İyi Çalışmalar,
 
Ali IŞIK
S.M.Mali Müşavir
Muhasebe & Mali Danışmanlık Ofisi
www.aliisik.com